Sagaponack’ın cazip yaşam alanı Hedges Lane’de konumlanan,
ünlü mimar Tamara Magel’in dekore ettiği göz alıcı Hampstons evi…


Evin mermer şöminesi mimarın en favori tasarımı: “Bu odada içinde hiçbir şey olmadan yaşarım” diyor Magel.

Büyük yuvarlak ampulleriyle alanı çok ilginç bir hale getiren Apparatus’s Arrow Chandalier aydınlatma mekana müthiş bir ambiyans vermiş.

Mutfağın tamamen bembeyaz olacağını biliyordum, bu yüzden kahvaltı masasının koyu renkli cevizden imal edilen büyük bir parça halinde olması gerekiyordu, Tamara Hagel.

 

 

Magel’in evde kullandığı ahşap, doğal unsurlar, dokular, battaniyeler ve büyük yastıklar eve huzurlu bir his veriyor.

 

 

Evin en dramatik dekorasyonlu yeri hiç kuşkusuz ki yemek odası. Koyu renklerin hakim olduğu tek yer burası.

Sonsuz bir bütçe ve hiç sınırlandırmadığınız bir projeyle karşı karşıya kalmak her iç mimarın en büyük hayali olsa gerek. Gerçek dünyada ise sahip olunan alanın ebadı, zaman, para ve müşteri istekleri mimarların yaratıcılığını oldukça sınırlandırıyor. New Hamptons kökenli iç mimar Tamara Magel’e hayal ettiklerini gerçekleştirme şansı, 2015 yılında altın bir tepsiyle sunulmuş. Magel, gayrimenkul uzmanı de la Motte Schult tarafından Sagaponack malikanesinin aydınlatma tesisatlarından dolaplardaki sofra takımlarına kadar en ince detaylarını dahi tasarlamak ve döşemek üzere rüya gibi bir iş birliğine davet edilmiş.Yaptığı her tasarımda renk ve desen yerine dokuya öncelik veren ve bu sayede stilini son derece göz alıcı ama aynı zamanda gayrimenkul dostu da yapan Tamara Magel’in bu proje için biçilmiş kaftan olduğunu, yapıyı detaylı incelediğimizde çok iyi anlıyoruz. Magel’in Sagaponack’ın gözde yaşam bölgesi Hedges Lane’de 1.170 metrekareye yayılan 11 yatak odalı ve 12 banyolu bir malikane yaratma süreci tam olarak bir buçuk sene sürmüş: “Yapının fiziksel kısıtlamaları dışında müşteri tarafından verilen hiçbir görev talimatı olmadı. Mutfaktan banyolara ve hatta kaşık-çatal takımından tabaklara kadar her şeye biz karar verdik. Burası böyle bir ev oldu ki burayı satın alabilir ve hiçbir şey yapmadan taşınabilirsiniz” diyor Magel.

Evin 11 tane yatak odası arasında favorimiz kesinlikle ana yatak odası…

Soğuk kış gecelerinde burada şömine karşısında oturmak kesinlikle muhteşem olmalı. Stilini şık, modern ve rahat çiftlik evi olarak tanımlayan tasarımcı, evin birkaç alanında özellikle de ana yatak odasında bu anlayışın yerine biraz daha İskandinav bir stile kaymış.

Koyun kırpmadan ketene farklı ve zengin dokuların birleşimiyle, sade ve rahat bir tarzda, zamansız bir şıklık elde etmeyi başaran Magel’in favori mekanı oturma odası: “Oturma odası favorim. Burada iki çift vintage koltuk var. Başlıklı ve oturma yeri çizgili olan deri koltuk Hans Wagner tasarımı. Diğeri ise üzerini koyun postuyla kaplattığım Artek koltuklar. Bunları Restoration Hardware marka bir kanepe ile birleştirdim. “Farklı stillerde ama hepsi beyaz renk paletinde kusursuz bir uyumla buluşan mobilyalar lüks ve ahenkli bir bütün haline gelmiş: “Salonun duvarına astığım tablo Mel Bochner’in çok sevdiğim Blah Blah Blah serisinden.


Gayrimenkul uzmanının, evde büyük fark yaratan bir sanat koleksiyonu vardı. Ayrıca şömineyi de çizerek tasarladım. Bunu yapmak için yıllardır bekliyordum. Kalküta altınından şömine taşı, nadir bulunan ve içinde bol miktarda siyah ve kremsi sarı barındıran bir forma sahip. Mermer şömine kesinlikle benim favorim. Bu odada içinden başka bir şey olmadan yaşarım” diye gülerek anlatıyor Magel. Farklı dokuların birlikteliğine özel bir dikkat göstererek nötr temayı evin mutfağında da devam ettiren Magel, her zaman için doğal taş kullandığını, hiçbir zaman sentetik tezgahlar kullanmadığını söylüyor. Mutfak tezgahlarında Waterworks beyaz boyalı tuğlalar ile karıştırdığı Kalküta altın mermerini kulllanmış. Bu tercih, alana bol miktarda doku kazandırmış. Tezgahın arkasındaki duvarların üzerine hiçbir zaman dolap yapmadığını söyleyen Magel, “Her zaman için davlumbazların kendini göstermesini istiyorum” diyor. Sadece birkaç doğal ton eşliğinde dokularla oynayarak kontrast oluşturan iç mimar, mutfaktaki davetkar ve katmanlı bir his oluşturabilmeyi başarmış: “Mutfağın tamamen bembeyaz olacağını biliyordum, bu yüzden de kahvaltı masasının koyu renk cevizden üretilmiş büyük bir parça halinde olması gerekiyordu. Homenature’den aldığım, kanvas dokumalı döşemeye sahip sandalyeler ve zemindeki sisal halı ile mekanı aydınlattım. Ayrıca alanı bu kadar enteresan hale getiren yuvarlak formlu büyük ampulleri olan Apparatus aydınlatmayı da ilave ettim. Mutfağın dokularıyla rekabet etmeyen ve çelişki oluşturmayan bir ışık elde etmek istedim.” Tamara Magel, her ne kadar dekorasyonlarında aydınlık ve parlak iç alanlar yaratmayı seviyor olsa da evin yemek odasını düzenlerken daha dramatik bir his vermeyi tercih etmiş: “İçeri yürüdüğünüz zaman antrenin sağında kalan yemek odası bana göre kendi başına ufak bir mücevherdi, bu yüzden de burayı koyu renk yapmaya karar verdim. Odanın fazla koyu olmasını istemediğim için masanın üst tablasını beyaz tercih ettim. Etrafına da kendi imzamı taşıyan koyun kırpması sandalyeleri yerleştirdim” diyor Magel ve ekliyor: “ Bunları çok seviyorum, müşterilerimin çoğu eninde sonunda bana bunları sipariş ediyorlar.”